“Trabzonspor gol yollarında sıkıntı çekiyor, ama öğrencileriyle uzun süre kamp geçiren Şenol Güneş, sistemini oturttu. Oyuncular, hocalarının kendilerinden ne istediğini biliyor. Disiplin ön planda. Artık başarıyı yıldızlar değil takım oyunu getirecek”

Onur Recep Kıvrak: Giderek kalede kendine olan güveni daha da artıyor. Bu özgüvenin zarar vermemesi için geçen sezon sergilediği müthiş performansı daha da ileriye taşımak adına çok çalışması lazım. Onur’da bu hevesi gördük. Yine de tedbiri elden bırakmamalı.
Tolga Zengin: Onur’la sıkı bir rekabet içerisinde olması takıma büyük katkı sağlayacak. Tolga gerek antrenmanlarda gerekse de oynadığı maçlarda bu izlenimi fazlasıyla verdi.
Bora Sevim: Şenol Güneş kendisine hazırlık maçlarında pek şans vermedi. Antrenmanlarda da görev alacak kararlı bir görüntü sergilemedi. Onur ve Tolga’nın yanında şansı yok denecek kadar az.
Serkan Balcı: Kampın başında fazla kiloları sorun gibi duruyordu. Çalışkanlığıyla bu sorunu giderdi. Kadro yapısı nedeniyle pek sevmese de sağbekin ilk adayı. Özverisi her zaman üst seviyede. Takımın en önemli oyuncularından biri olma özelliğini koruyor.
Giray Kaçar: Biraz daha zamana ihtiyacı var. Forma konusunda rakibi Glowacki kendisine oranla daha tecrübeli. Çabukluk avantajını kullanabilirse kadroda yer bulabilir.
Hrvoje Cale: Geçen sezondan daha iyi seviyede. Devamlılık gösterebilirse katkı sağlar. Aksi halde oynadığı mevki takımın zayıf halkası olmaya devam eder. Özellikle savunma görevini eksiksiz yerine getirmeli.
İbrahima Yattara: Uzun süren maç eksiğini giderebilmek için Şenol Güneş kendisini bütün hazırlık maçlarında kullandı. Kaptanlık görevi sorumluluk bilincini geliştirdi. Gözler eski Yattara’yı arıyor. Oyun içinde saman alevi gibi parlaması bu umudu veriyor ama özelliklerini kaybetmediğini göstermesi için daha çok çalışmalı.
Selçuk İnan: Takımın en çok talep edilen oyuncusu konumunda. Transfer dedikoduları kendisini fazla etkilemedi. Ülkenin mevkiinde en iyi olanlarının başında gösteriliyor. Oyun özelliklerini sahaya tam olarak yansıttığında takımın en etkili silahlarından biri olmaya devam eder.
Gustavo Colman: Sakin, ölçülü ve kararlı. Takımı yönlendirecek maestro konumunda. Top ayağına yakışıyor. Becerilerini kullanması ekibi rahatlattığı gibi rakibi de zorluyor. Fiziksel seviyesine tam olarak ulaştığında yine ligde adından söz ettirecektir.
Engin Baytar: Agresifliğine dayalı yanlışlarından arınmış görünüyor. Takım için özverili. Forma ruhunu bünyesinde fazlasıyla taşıyor. Takımı ateşleyecek özellikleri var. Bunları kullanmalı. Trabzonspor için ciddi bir silah.
Umut Bulut: Ne olursa olsun forvette alternatifsiz duruyor. Kim gelirse gelsin listeye ilk onun adı yazılacaktır. Hakkındaki eleştirilere rağmen sürekli işini düşünüyor. Ülkede hücumda baskıyı en iyi yapan oyuncu olması vazgeçilmezliğinin en önemli sebebi.
Alanzinho: Şenol Güneş kendisini forvetin arkasında düşünüyor. Gereksiz top kayıpları olmasa rakipler için tam bir korkulu rüya. Oyun içinde Yattara’ya yakınlaştığında izleyenlere seyir zevki veriyor. Topu daha doğru kullanması ve tercihlerini sağlıklı yapması katkısını artıracaktır. Son maçtaki tavrının bedelini ödemeli.
Arkadiusz Glowacki: Çok tecrübeli, savunmada sert. İlk müdahalelerde başarılı. Alan ve adam paylaşımını iyi biliyor. Nispeten ağır görüntüsünü bu özellikleriyle kapatıyor. Oynadığı maçlarda takıma katkı sağlar.
Drago Gabric: Canlı ve hareketli. Kısa yoldan kaleye gidebildiğinde tehlikeli. Zayıf görüntüsü en büyük handikapı. Sert savunmacılara karşı zorlanacaktır. İki kanatta da oynayabilmesi en büyük avantajı.
Barış Memiş: Geçen seneden çok farklı. Artık oynama zamanının geldiğine yavaş yavaş inanmaya başlamış. Kampın başındaki çıkışı ilerleyen günlerde yavaşladı. Daha çok çalışmalı ve formayı istediğini göstermeli. O da bir misyon taşıyor. Buna göre davranmalı.
Burak Yılmaz: Müthiş bir fiziğe ve sıra dışı özelliklere sahip. Tek sorunu bunların farkında olamayıp niteliklerini gerektiği gibi kullanamaması. Mevki seçmeden verilen görevi yerine getirmeli.
Murat Tosun: Sürece başlarken Şenol Güneş kendisine sıra dışı bir destek verdi. Ancak o belki de bu sorumluluğun altında ezildi. Davras dahil oynadığı hazırlık maçlarında varlık gösteremedi. Kasığındaki problem kronikleşmiş gibi. Kampın son bölümünü doktor eşliğinde tamamladı. Şu ana kadar en büyük hayal kırıklığı.
Sezer Badur: Sıradanlıktan kurtulamadı. Önündeki oyuncuları zorlayacak gibi görünmüyor. Belli ki kafası başka yerlerde. Sivasspor’daki hırsından çok uzak. Keyifsiz çalıştı.
Ceyhun Gülselam: Orta alanda ağır kalıyor. En önemli özelliği olan şutlarını kullanamıyor. Fiziksel yapısı nedeniyle çok faul yapıyor. Takımın hızını olumsuz etkiliyor.
Ferhat Öztorun: Hücumda iyi, savunmada vasat. İyi niyetiyle çok çalıştı. Formayı kovalamak istiyor. Takım içi uyumu üst seviyede. Yeteneği ve tekniği var.
Tayfun Cora: Sakatlığın psikolojik etkisini üzerinden atmaya çalışıyor. Fiziksel hazırlığı kadar, zihinsel hazırlığı da büyük önem taşıyor. Ama biraz daha zamana ihtiyacı var gibi.
Kampın Yıldızı: Egemen
En büyük artısı işini ciddiye alması. Gerek antrenmanlarda, gerekse maçlarda kadroda yer bulma arayışında olan genç bir futbolcu gibi çalıştı. Antrenman kaçırmadı. Arkadaşlarıyla ilişkileri çok düzeyli, ne ciddi, ne de yılışık. Bu özellikleriyle kampın tartışmasız örnek ismi oldu. Lige en hazır oyuncuların başında geliyor. Oynadığı maçlarda görevini eksiksiz yerine getirdi. Savunmanın vazgeçilmez adamı konumunda.
Kampın olayı
Şenol Güneş’in, Sittard maçında gördüğü kırmızı kart kampa damgasını vurdu. Bu maçta 85’inci dakikada oyuna giren Alanzinho, Serkan’ın kendisine verdiği ‘al da at’ cinsinden pası, bir futbolcuya yakışmayacak ciddiyetsizlikle kullandı. Kaleye göndermek yerine rakibe verdi. Dönen top, kalesinde tehlike oldu. Rakip kıl payı beraberlik şansını kaçırdı. Bu duruma haklı olarak sinirlenen Şenol Güneş, uzaktaki Alanzinho’yu uyarması için kaptan Yatara ile konuşmaya çalıştı. Ama maçın yardımcı hakemi, bir hazırlık maçının 90. dakikasında, görev yerini ihlal ettiği gerekçesiyle Şenol Güneş’e çok sert çıktı. Yetmedi ayağına bastı. Orta hakem ikilinin yanına gelirken bir kez daha ayağına basınca Güneş, durumu orta hakeme bildirmek istedi. Ama o itiraz ettiğini sanarak kımızı kartını çıkardı. Hakem ikilisi için talihsiz bir durumdu.
Kampın mutsuzu: Teofilo
Önce Davraz kampında başladı mutsuzluğu! Kendisine “Ülkenden vizeni al” dendiği halde umursamadığı ortaya çıktı. Vize için Ankara’ya gitti. Sonra Hollanda’ya hareket günü İstanbul Atatürk Havalimanı’nda yıkıldı, vizesi çıkmamıştı. 5 gün geç katıldı kampa. Keyifsizdi, Güneş bire bir görüştü, sık sık moral verdi. Genk maçında attığı golle ‘düzelir beklentisi’ doğdu. Yüzü yine yeterince gülmedi. Gerginliği Fortuna Sittard maçında tavan yaptı ve o kırmızı kartı gördü. Bu kez Şenol Güneş’in hedefindeydi: Kafası ve gönlü bizimle olmayanın bizimle olması zor.
Kampın mutluları: Mustafa ve Barış
Mustafa Yumlu için kim demişse, doğru demiş, “Kamp futbolcusu” diye. 3 sezondur kamplara katılıyor, dönüşte geri gönderiliyordu. Ama bu kez öyle olmadı. Güneş kendisine çok şans verdi. 5 maçta oynadı bir de gol attı. Bu kez gidici değil kalıcı olduğunu gösterdi. Barış Ataş… Kendisinden beklenti çok. Güneş de aynı kanıda ki bütün maçlarda kendisini kullandı. Çalışkan, formayı istiyor ve kovalıyor.
Ergun Ata